Ana Sayfa Gezi Yazıları Bernina Express Treni (Zürih – Chur – Tirano – Lugano – Milano)

Bernina Express Treni (Zürih – Chur – Tirano – Lugano – Milano)

tarafından Burak
Okuma Süresi: 5 dakika

Bernina Express

Dünyadaki en iyi tren yolculuklarına baktığınızda ilk sıralarda karşınıza çıkacak olan tren turu “Bernina Express” olacaktır. Güzel bir tren yolculuğu genelde çok maliyetli olmakla beraber Zürih’ten kalkan bu panoramik tren, size kısmen bütçe dostu bir yolculuk sunuyor. Tabi şöyle bir durum var. İsviçre’nin kendi pahalılığını konunun dışında bırakıyorum. Sadece TREN yolculuğu olarak bakıyoruz konuya.

Tren Güzergahı ve Fiyatlar

Bernina Express İsviçre’nin “Chur” kasabasından başlayarak yaklaşık 5 saatlik bir yolculukla, İtalya sınırları içinde kalan “Tirano” şehrinde son bulan bir tren turu. Zürih’ten Chur’a ise Zürih tren istasyonundan ulaşım sağlayabilirsiniz. Chura varınca Bernina Express trenine aktarma yapıyorsunuz.Yolculuk boyunca müthiş manzaraya sahip Alp dağları arasından geçiyorsunuz ve sıcacık panoramik trenden bu manzarayı izlemeye doyum olmuyor.Dünyanın en yüksek rakımlı tren istasyonu da burada. “Heidi” çizgi filminin esinlenildiği dağları tepeleri görüyorsunuz. Tren geçtiği önemli noktalarda yavaşlıyor. Genel itibariyle hızlı bir tren değil zaten.

Bu noktalarda tren içerisindeki anons sistemiyle çeşitli bilgiler veriliyor. Fotoğraf çekerken camlardan ışık parlama yapsa da iki kompartıman arasındaki küçük pencereler fotoğraf çekmek için gayet kullanışlı. Tren içerisine dışarıdan yiyecek ve içecek sokmak serbest. Yolculuk için yanınıza epey bir yolluk alırsanız bütçeniz de sarsılmamış olur. Tren içerisinde yiyecek ve içecek servisi de mevcut. Fiyatlar ise gayet yüksek.

Tren rezervasyonunu Bernina Expressin kendi sitesinden yapıyorsunuz. Bilet fiyatı yaklaşık bir ay önceden alırsanız kişi başı 72€. Önemli bir diğer konu ise Tirano’ya vardığınızda bu sefer yine Bernina Express adı altında Lugano’ya  panoramik bir otobüs turu olması. Bu otobüs için de yine İnternet sitesi üzerinden rezervasyon yaptırmanız gerekli. Otobüs turu fiyatı ise kişi başı 12€. Bütün biletlerin de birer çıktısını kağıt olarak yanınızda taşımanızı istiyorlar.

İyi Manzara İçin Koltuk Seçimi

Seyahat sırasında trenin her iki tarafı da güzel manzaralara sahip olsa da tercihen trenin sağ tarafındaki koltuklar bu konuda daha avantajlılar. Koltuk seçiminde bir diğer önemli nokta ise arkada kalan vagonlardan rezervasyon yaptırmanız. Böylece trenin dönüşlerinde veya tünellere girişlerinde pencerenizden kendi treninizin manzarasını da görmüş oluyorsunuz. Fotoğraf çekmek isteyenler için büyük bir avantaj sağlıyor.

Zürih’e Ulaşım

Türk Hava Yollarının tarifeli seferi ile öğle saatlerinde Zürih Hava Limanına vardık. Yolcuğumuzun ilk gününü Zürih’e ayırdık. Hava limanından şehir merkezine metro ile ulaşım sağladık. Booking.com üzerinden şehir merkezinde odamızı tuttuk. Oda ücreti tek gece için 250TL idi.

Zürih Gezimiz

İsviçre’nin en büyük şehri olan Zürih yaşanılabilirlik açısından en kalabalık İsviçre şehri. Nüfusun kalanı ise köyler ve kasabalara yayılmış durumda. Zengin Avrupalılar için ise alışveriş şehri olarak biliniyor. Özellikle saat severler için bir cennet. Bununla beraber beğendiğim bir saatin fiyatı 185000€ idi. Ama almadım çünkü gezmek daha güzel :(. Zürih şehir merkezinde gezilecek yerlere gelelim.

Old town (Altstadt)

Zürih şehrinin en güzel bölümü diyebiliriz. Hatta kalbi desek daha doğru olur. 1800’lü yıllarda şehir sadece bu bölgeden oluşuyormuş. Zamanla nüfusun artmasıyla bu günkü görünümünü kazanıyor.Tarihi yapılar ve en güzel şehir manzarasını buradan izleyebilirsiniz. Şehrin olmazsa olmazı.

Zürih Gölü

Old Town bölgesinden yürüyerek kıyısına ulaşabileceğiniz göl. Şekil olarak muzu andıran bu göl Alp dağlarıyla çevrelenmiş durumda ve üzerine iki adet de ada mevcut. Gölde sahil boyunca yürüyüş yapabilir veya bisiklet kiralayarak gezebilirsiniz. Şehir turu için fazlaca zamanınız varsa, feribot turu ile Harika bir gün geçirebilirsiniz. Feribot saatleri ve rezervasyon için buraya göz atabilirsiniz.

Platzspitz Park

Zürih tren istasyonuna 50m ve İsviçre Ulusal Müzesinin yanında bulunan dev park. Harika bir yeşil alana sahip ve yanında akan nehri izlemek huzur verici. Park ile ilgili en ilginç olay ise 1992 yılına kadar parkta eroin kullanmanın serbest olması. Sonrasında yasağın başlamasıyla tamamen junkilerden arınmış ve günümüz piknik alanı halini almış. Yeşilin her tonunu görebileceğiniz parkı gezmenizi şiddetle tavsiye ediyoruz.

Hauptbahnhof

Ana tren garı olarak hizmet veriyor ve şehrin merkezi burası diyebiliriz. Bernina Express treni için Chur’a giderken bu gardan trene bindik.

St. Peterskirche

Zürih de bulunan tarihi dört kiliseden birisi. 1911 yılına kadar kilise yangın gözlem kulesi olarak kullanılmış. Üzerindeki saat ise Avrupa’nın en büyük kilise saati olmakta ve çapı 8.7m dir.

Fraumünster (Bizim Leydi Kilisesi)

Dokuzuncu yüzyılın ortalarında yapılan kilise Zürih gölüne bakan bir manzaraya sahip. Aristokratlar tarafından yapılan bu kiliseyi özel yapan şey ise içindeki pencereler. Ünlü İsviçreli mimar Augusto Giacometti tarafından yapılan pencerelerden bir tanesi İsviçre halkı için büyük bir önemseme sahip.

Zürih’ten Chur’a ulaşım ve Bernina Express Yolculuğu

Zürih tren garından sabah kalkan ilk Chur trenine binerek, Bernina Express trenine aktarma yapacağımız Chur kentine doğru yola koyulmuş oluyoruz. Çantamızda önceki akşam aldığımız yolluklarımız da mevcut. Karnımızı doyuracak bir kaç sandviç, abur cuburlar, çikolatalar,bir kaç bira ve sular. Chur’a giden tren için rezervasyonu buradan yapabilirsiniz.

Chur istasyonuna vardıktan yaklaşık 20 dakika sonra rayların uzak ucunda kırmızı rengiyle Bernina Express treninin geldiğini görüyoruz. Vagonların üzerinde bulunan elektronik tabelalardan kendi vagon numaramızı bulup büyük bir heyecanla içeriye giriyoruz. Trenin panoramik, tavana doğru kavisli camları oldukça güzel görünüyor. Trenin içerisinde ise nezih bir ortam var. Kimisi yaşlı, kimisi genç insanlar aralarında sohbetlerini edip eğleniyorlar. Biz de aralarından geçip kendi koltuklarımızı buluyoruz. Trenin içi oda sıcaklığında ısıtılmış ve koltuklar rahat. Kapılar kapandıktan sonra yavaşça hareket ediyoruz. Hepimizde ayrı bir heyecan. Yolculuğun ilk 30 dakikası trenin şehir yaşamından uzaklaşmasıyla geçiyor. Bu arada biletlerimizi kontrol eden bir görevli geliyor. Biletlerde kontrol edildikten sonra iyice yerleşiyoruz koltuklarımıza. Tren önemli noktalara geldiğinde yavaşlıyor ve içerideki anons sistemi sırayla ingilizce, almanca ve italyanca olarak geçtiğimiz yerler hakkında bilgiler veriyor. Yolcuğun Tirano’ya kadar olan bölümü artık yeyip içip, bol bol fotoğraf çekmekle geçiyor.

Tirano’dan Lugano’ya Otobüs Turu

Yaklaşık 4 saat süren Tren yolculuğumuzun sonunda saat 12:00 gibi Tirano’ya varıyoruz.
Tirano tam olarak İsviçre-İtalya sınırında kalan bir İtalyan kenti.Kentin bulunduğu konumdan dolayı halk hem İngilizce hem İtalyanca hem de Almanca konuşabiliyor.  Tirano istasyonundan çıkınca küçük tatlı bir İtalyan restoranında yemek yiyoruz. Tren istasyonunun hemen arkasındaki sokaktan bu sefer Bernina Express tur otobüsüne biniyoruz. Bu otobüste aynı tren gibi şahane manzaralar eşliğinde bizi 3 saatte Lugano kentine götürüyor.

Lugano

Otobüs yolculuğumuzun sonunda Lugano kentine yerel saatle akşam 5 gibi varmış oluyoruz. Lugano kenti İsviçre sınırları içinde kalan fakat yerel dili İtalyanca olan bir kent. Genel olarak İsviçreliler bu şehre, yazları geçirmek için veya tatil amaçlı geliyorlar. Kent Lugano nehrinin kıyısına kurulmuş. Güzel bir sahil şeridi mevcut. Kentin çevresi ise yüksek dağlarla çevrili. Kent genel itibari ile oldukça pahalı. Halk geçimini turistler üzerine kurmuş. Küçük bir kent olmasından dolayı da konaklama için bulunabilecek yerler oldukça kısıtlı. Biz de geceyi geçirmek için, ortalamanın çok üzerinde bir fiyat ödediğimiz aile işletmesi olan otele geçiyoruz. Otel sahibi olan teyzemiz çıkış saatine kadar pasaportuma el koymak istese de biraz tartışarak pasaportumu geri alıyorum. Parayı ödemeyip kaçacağımızı sanmış Türkiye’den geldiğimizi öğrenince. Olmaz olsun böyle teyze. Utan! Utan! deyip paraları şak diye yüzüne fırlatıp vuruyoruz kendimizi Lugano sokaklarına. Sahil ve barlar akşam eğlenceli fakat insanlar çok da geç saatlere kalmıyorlar. Gece 12 gibi sokaklar iyice boşalıyor ve biz de otelimize çekiliyoruz. Bir sonraki gün ise tren ile Milano şehrine geçiyoruz.

Bunlar da ilgini çekebilir.

Yorum bırak