Ana Sayfa Gezi Yazıları Batu Mağaraları (Batu Caves – Malezya)

Batu Mağaraları (Batu Caves – Malezya)

tarafından Burak
Okuma Süresi: 2 dakika

Batu Mağaraları

Batu Mağaraları , Hindu savaş tanrısı Lord Murugan’a atfen yapılan mağara tapınağının adıdır.Hindular için önemi ise Hindistan dışındaki en büyük tapınakları olmasıdır. Girişinde bulunan Lord Murugan heykeli, Malezya’nın en büyük heykelidir. Aynı zamanda dünya üzerindeki en büyük ikinci hindu heykelidir. “Batu” ismini mağaraların yanından akan nehirden alır. Nehrin orijinal adı “Sungai Batu”, Türkçesi ise “Taş Nehri” anlamına gelmektedir. Hindular için önemli bir ibadet yeri olan tapınak, Kuala Lumpur merkeze 15km uzaklıktadır. Giriş ise ücretsiz.

Batu Mağaraları’na Ulaşım

Kuala Lumpur’da merkeze yakın bir yerde kalıyorsanız ulaşım için en iyi yol bence Uber kullanmak. Hem rahat hem de ucuz bir yolculuk sunuyor. Petronas Kulelerinden tapınağa olan 15 km lik yol bize yaklaşık 15 TL ye mal oldu. Tapınağın girişi adeta küçük bir Hindistan’ı andırıyor. Hırsızlık veya emniyetle ilgili bir çekinceniz olmasın. Bölge insanı için kutsal sayıldığı için emniyetle dolaşabiliyorsunuz.

Dikkat Etmeniz Gerekenler

Buraya geldiğinizde belkide tek dikkat etmeniz gerekenler maymunlar olabilir. Tapınak merdivenlerinden çıkarken çok sayıda maymun görüyorsunuz. İnsanların onları beslemelerine alıştıkları için sürekli elinize veya çantanıza bakıyorlar. Tavsiye olarak elinizdeki eşyaları sırt çantanızda muhafaza etmeniz. Merdivenleri çıkarken de havanın çok sıcak olduğunu hesaba katmak lazım. Yanınızda kesinlikle su bulundurun. Havanın da çok nemli olmasından dolayı, inanılmaz derecede susuyor ve terliyorsunuz.

Meraklısına BONUS gezi “Dark Cave”

Batu Mağaralarının bir bölümü ne kadar dini amaçlı kullanılsa da, daha karanlık ve derin bölümleri de endemik canlılara ev sahipliği yapıyor. Dilerseniz siz de tapınak merdivenleriden çıkarken sol tarafta kalan “Dark Cave” tabelasını takip ederek karanlık mağarayı ziyaret edebilirsiniz. Kişi başı ücreti 35 TL. Ortalama 10 kişilik gruplar halinde, kafanızda kaskınız elinizde feneriniz ile bir rehber eşiliğinde bu mağarada toplam 1 saat gezebiliyorsunuz. Mağaranın içinde yaşayan binlerce yarasanın sesleri tüylerinizi ürpertiyor. Şanslıysanız da mağra duvarlarına tutunmuş yarasaları görebiliyorsunuz. Aynı zamanda sadece o mağarada yaşayan örümcekleri, böcekleri ve solucanları görüyorsunuz. Ürpertici olan şey mağara içinde hiç aydınlatma olmaması. Fakat mağara içinde yürüdüğünüz yerler betondan. Fazla kayma,düşme gibi riskiniz olmuyor. Mağara içindeki oluşumlarda ayrıca dikkat çekici. Bir noktada rehberiniz bütün el fenerlerini kapatmanızı söylüyor ve gerçekten zifri karanlıkta sadece seslere konsantre oluyorsunuz. Mağara duvarlarındaki yarasaların sesleri, mağara tavanından damlayan sular, mağara içinden esen rüzgarın sesini dinliyorsunuz. Adeta o mağarada yaşayan bir canlıymış gibi hissediyorsunuz.

Bunlar da ilgini çekebilir.

Yorum bırak